Gıda güvenliği & İzlenebilirlik

Gıda güvenliği & İzlenebilirlik

İnsanlar, tükettikleri gıdanın güvenli ve besleyici olmasını bekleme hakkına sahiptir. Oysa, günümüzde gıda kaynaklı riskler, gelişmiş ülkelerde bile rahatsız edici boyutlara ulaşmakla kalmamış, öldürücü sonuçlara yol açabilecek düzeye ulaşmıştır. Gıdalarla bulaşan hastalıklar tüketici sağlığı yönünden büyük risk taşımaktadır. Bu nedenle güvenli gıda ve gıda güvenliği önemlidir. Günümüzde, insanlar bir gıdayı satın alırken, sağlığı, çevreyi  ve toplumu ilgilendiren hususlarda artık çok daha bilinçli ve hassas davranmakta ve tükettiği gıdalarda açıkça çok daha fazla güven aramaktadır.

Endüstrileşmiş ülkelerde her yıl nüfusun yaklaşık % 10-30’u gıda kaynaklı hastalıklarla karşı karşıya kalmaktadır. İstatistiklere göre endüstrileşmiş ülkelerde görülen gıda kaynaklı hastalıkların % 60’ı gıda işleme tekniklerinin kötü koşullarda uygulanması veya hizmet ve işleme sırasındaki bulaşmalardan kaynaklanmaktadır. Yine her yıl dünya genelinde iki milyondan fazla çocuk gıda kaynaklı hastalıkların neden olduğu ishal nedeniyle ölmektedir. Bu sonuçlar yemek ve servis hizmetlerinde gıda güvenliğinin önemini ortaya koymaktadır. Gıdalar, üretimden tüketime varıncaya kadar zararlılardan korunmalıdır. Servis aşaması, gıdaların hazırlanmasında son adımı oluşturması sebebiyle gıda güvenliğinin sağlanmasındaki son zinciri oluşturmaktadır. Bu yüzden, servis bölümlerinde gıda güvenliğinin sağlanması çok önemlidir.

Gıda Güvenliği, gıdalarda olabilecek fiziksel, kimyasal, biyolojik her türlü zararın ortadan kaldırılması için alınan tedbirler bütünüdür. Güvenli gıda ise, birincil üretim aşamasından başlayarak çiftlikten sofraya, tüketiciye ulaşana kadar geçen sürede fiziksel, kimyasal ve biyolojik riskleri taşımayan gıdadır.

Gıda güvenliğinin sağlanması için en temel 3 parametre hijyen, soğuk zincirin korunması ve izlenebilirliktir.

  • Hijyen: Gıdayı hazırlayan ve tedarik zincirinde yer alan personelin hijyeni ile gıdanın üretildiği çiftlikten sofraya kadar ki üretim aşamalarında ve mutfaktaki hijyeni yiyeceklerin güvenli bir şekilde tüketiciye ulaşması açısından büyük önem taşımaktadır.
  • Soğuk Zincir: Soğuk zincir sıcaklık kontrollü tedarik zinciridir. Kırılmamış soğuk zincir belirli bir sıcaklık aralığında kesintisiz depolama ve dağıtım faaliyetleri serisidir. Soğuk zincirin amacı gıda ürünlerinin raf ömrünü uzatmak ve raf ömrü boyunca tazeliğini korumasını sağlamaktır. Soğuk ve donuk olarak muhafaza edilmesi gereken ürünlerin hammaddeden son ürüne kadarki tüm aşamalarda ürünlerin muhafaza sıcaklıklarının minimum dalgalanma ile korunmasına SOĞUK ZİNCİR denir. Zincirde en ufak bir zayıf halka olmamalıdır ve zincirin her aşamasında Soğutma!-Soğuk Muhafaza Et! prensibine uyulmalıdır.

Metro Türkiye olarak pandemide de sıklıkla gündeme gelen gıda ve gıda dışı tüm ürünlerin güvenliğini sağlamak için uzun yıllardır büyük bir titizlikle çalışıyoruz. Gıda güvenliğini sağlamak üzere tedarik zincirlerimizde de tarladan ve çiftlikten sofraya şeffaflık prensibini benimsiyoruz. Bu şeffaflığı sağlamak ancak en üst seviye güvenlik sağlayan çeşitli uluslar arası standartlara sahip olabilmekle mümkün. Uyguladığımız süreçler kapsamında tüm üretim tesislerinde kaynağında (meyve-sebze tarlaları, hayvan çiftlikleri, balık çiftlikleri, tavuk kümesleri, mezbahalar, üretim tesisleri vb)  yapılan periyodik denetimler ile gıda güvenliğini garanti altına alıyoruz. Meyve-sebze tedarikçilerinin tesisleri ile ürünlerini yetiştirdikleri tarla ve seralarına yapılan gıda güvenliği denetimlerinde hijyenik koşulların yanı sıra ve pestisit kullanım koşulları ve ağır metal açısından da denetliyoruz. Denetimleri geçen tedarikçilerden alınan meyve sebze ürünlerini, yine gıda güvenliği yapılmış hijyenik koşullardaki tesislerde paketleyerek Türkiye’de ilk uluslararası geçerliliği olan IFS Lojistik Uluslararası Gıda Güvenliği sertifikasyona sahip meyve-sebze platformuna ulaştırıyoruz.

  • İzlenebilirlik: İzlenebilirlik, gıda, yem, gıda üretilecek hayvan ya da bitki ya da gıda ve yemle birleştirilecek(ürün) maddenin üretim, işleme ve dağıtımın bütün safhalarında takip edilebilmesi anlamına gelmektedir.

Küreselleşen dünyada, ulusal ekonomiler her zamankinden daha sıkı iç içe. Artan bir şekilde, üretim süreçleri uluslararası düzeyde yürütülüyor ve üretim aşamaları birçok bağımsız şirket arasında bölünüyor. Sonuç olarak, tedarik zincirleri çiftlikten son tüketicinin kullanımına kadar uzun ve farklı taraflardan oluşmaktadır. Bu durum tedarik zincirinin kontrolünü daha zor hale getirir. Aynı zamanda, giderek daha fazla sayıda tüketici, belirli malların menşei ve üretimi hakkında kesin ve güvenilir bilgiler bekliyor. Covid-19 pandemisi ile birlikte tüketiciler sağlıkları konusunda daha bilinçli olmaya başladılar. Daha sağlıklı, güvenilir, tükettikleri gıdalar hakkında ne yediğini, nereden üretildiklerini ve hangi şartlarda üretildiklerin izlemek ve anlamak istemektedirler. Böylece tüm değer zinciri boyunca şeffaflığın rolü giderek önem kazanıyor.

Bu doğrultuda Metro olarak özellikle birincil üretimden başlayarak et, balık, meyve-sebze ve balda %100 izlenebilirliği sağlayarak, müşterilerimize bu ürünlerin hayat tüm hayat hikayesini dijital olarak sağlıyoruz.