Biyoçeşitliliğin Korunması

Biyoçeşitliliğin Korunması

Biyoçeşitlilik, bitki ve hayvan türlerinin çeşitliliğini ve yaşam alanlarını ifade eder. İklim değişikliği, ormansızlaşma, yoğun tarım, su rezervlerinin tüketimi, hava kirliliği veya denizlerin plastikle kirlenmesi yoluyla ekosistemlere insan müdahalesi, biyolojik çeşitliliğin kalıcı kaybına yol açabilir.

Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından belirtildiği gibi, aşırı avlanma, bazı ticari balık stoklarındaki %90'dan fazla düşüşün sebebidir. Doğal Hayatı Koruma Vakfı’na (WWF) göre, uzmanlar, günümüzde türlerin neslinin tükenme oranının, dünyada hiç insan olmasaydı göreceğimiz doğal yok olma oranından 1.000 ila 10.000 kat daha yüksek olduğunu tahmin ediyorlar. 2050 yılına kadar 9,1 milyar sınırının üzerine çıkacağı tahmin edilen artan dünya nüfusu, biyoçeşitlilik üzerinde ek baskı oluşturuyor. Ayrıca, barınma ve tarım ve hayvancılık için daha fazla toprağa ihtiyaç duyulduğu gerçeği de var. Birleşmiş Milletler (BM), dünya çapında 100 milyondan fazla insanın evsiz olduğunu ve bugün 840 milyon insanın açlıktan muzdarip olduğunu tahmin ediyor. Hem türlerin çeşitliliği hem de bozulmamış habitatlar hayati süreçlerin temelini oluşturur. IUCN'ye göre böcekler, yarasalar ve kuşlar tarafından yapılan tozlaşma yaklaşık 171 milyar € değerindedir. Dünyanın önde gelen 113 gıda mahsulünün 87'si dahil olmak üzere dünyada üretilen gıdanın üçte birinin üretiminin tozlaşmaya bağlıdır.

Sonuç olarak, biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkıda bulunan önlemler, gezegenimizdeki yaşamın temelini güvence altına alıyor.

Artan çevresel bozulma ve buna bağlı biyoçeşitlilik kaybı, METRO olarak ana faaliyet alanlarımız olan ve hammaddesi doğadan gelen gıda ve gıdadışı tüm ürünler üzerinde olumsuz bir etkiye sahiptir. Dolayısıyla, çevrenin ve biyoçeşitliliğin korunmasına katkıda bulunan yaklaşımlar, işimizin temelini güvence altına almak için yüksek önemdedir. Bu nedenle, METRO olarak Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'nde (Convention on Biological Diversity - CBD) belirtilen hedeflere bağlıyız:

  • Türlerin ve habitatların çeşitliliğini ve bunların işlevsel yeteneklerini korumak,
  • Bileşenlerinin sürdürülebilir kullanımına katkıda bulunmak,
  • Biyoçeşitlilikten kaynaklanan faydaların ve sağlanan ekosistem hizmetlerinin adil ve hakkaniyetli paylaşımını teşvik etmek.