Dilistan Shipman: "İşletmelerde Dijital İletişimin Önemi"

İşletmelerde Dijital İletişimin Önemi

 

Günümüzde artık reklam, tanıtım ve promosyonların duyurulması artık yepyeni bir platformda yapılmakta. İnsanlar mahallerinde yeni açılan bir marketin bile el ilanlarına bakmıyor. Bu nedenle “yaşım geçti”, “nasıl öğreneceğim?” gibi cümleler kurmadan, var olmak ya da sahip olunanı sürdürebilmek için bu yeniliklere ayak uydurmak gerekiyor. Üstelik COVID-19’un tüm dünyayı etkilemesi sonucu bu platformlar daha da önem kazandı. Sosyal medya kavramı adı altında bilinen Instagram, Facebook, YouTube, Twitter gibi mecralar özellikle şu anlarda daha da önem kazanmış durumda. Bunları yanı sıra “online” satış sitelerini, belirli konular üzerine “blog”ları olan kişileri de bu mecranın içine almak gerekir.
 

Bu mecralarda bulunmayan ya da onları sadece doğum günü, vefat, haber almak için kullanan iş yeri sahiplerinin artık bu mecralara hedef kitlelerine ulaşmak için bir aracı kurum gibi bakmaları gerekiyor. Artık genç, yaşlı herkesin bir akıllı telefonu var. Dizüstü bilgisayarlar, masaüstü geleneksel bilgisayarların yerini almış durumda. Herkes her şeyi anında takip etmek istiyor, gazetesini dahi telefondan okuyor. Kısacası, artık gün dijital dönemi. Peki, daha önce kişiler ve kurumlar sosyal medyaya adapte olmak için neler yapmalı ya da nereden başlamalı. Kaybedecek vakit yok zira uzun düşünce ve analizler sırasında size benzer bir şey anında ortaya çıkabiliyor. 


Öncelikle bu virüs sonrası mevcut müşterinin yeni davranış biçimi incelenmeli. Örneğin, varsa kayıtlı müşterilere yeni açılan paket sipariş için mesaj atıp bir kod verilmeli ve bu kod ile paket sipariş verenlere indirim yapılacağı belirtilmeli. Sonra da geri dönüşlere bakılıp bu müşterilerin artık bu tip servisi tercih edip etmedikleri değerlendirilmeli.

 

Hedef müşteri kararı verildikten sonra, daha genç gruplar için Instagram, daha orta yaş grubu için Facebook tercih edilmeli. Yapılan hizmeti reklam şeklinde anlatmak yerine, bu hizmeti alanların ağzından hikâyeler müşteriye iletilmeli. Yepyeni bir mecrada başlayan bu serüvene biraz merak, biraz sıhhatin önemi ve müşteri odaklı olan yeni görseller eklenmeli. Mutlaka çevrecilik ve sürdürülebilirlik kavramları eklenmeli. Örneğin, yıkanıp tekrar kullanılabilir paket kapları gibi. Müşteri odaklı olduklarını gösteren davranışlar sergilenmeli. Örneğin, “paketinizi temassız almak ister misiniz?” şeklinde bir soru SMS ya da telefonda alınan sipariş sırasında, ürün adrese gitmeden sorulmalı.


Her ne kadar tartışılır bir konu olsa da bu tip tanıtım, hikâye gibi sosyal medya kullanımları profesyonel değil daha samimi ve içten bir şekilde yapılmalı. Özellikle müşteri hikâyeleri bu dönemde çok etkili olacaktır. Bunun yanı sıra, özellikle paket servis yapan işletmelerin hazırlık yapılan işletme mutfağından yapacakları canlı yayınlar, hem işletmenin güvenilirliğini göstermek hem de müşterilerin iç rahatlığı ile sipariş vermelerini sağlayacaktır. Ayrıca hala geçerli olan WOM (ağızdan ağıza pazarlama) tekniğini de harekete geçirecek ve takipçi sayısı artacak ve artan takipçi sayısı işletmeye daha fazla ciro sağlayacaktır. 


Tüm bu tavsiye ettiklerim bir işletme için fazla gibi görülebilir ancak sadece COVID-19 nedeniyle değil, değişen dünyaya da ayak uydurmak gerekmektedir. Küçük işletmeler bu iş için genç bir öğrenciyi istihdam edip tüm bu işleri yaptırabilir. Ekstra bir maaş gibi görülse dahi uzun vadede getiri çok fazla olacağından ekstra maaş göz ardı edilmelidir çünkü bu dönemde hız ve yenilik kazanacaktır.